Bu sayfa akciğer sağlığı(göğüs hastalıkları) hakkında merak edilenleri aydınlatmak amacıyla, Doç. Dr. Benan Çağlayan tarafından hazırlanmıştır. Sitede, akciğer embolisi, akciğer kanseri, amfizem, astım, bronşektazi, koah, kronik bronşit, mezotelyoma, plörezi, pnömoni(zatürre), pnömotoraks, sarkoidoz, tüberküloz(verem) ve uyku apne hastalıkları; akciğer hastalıklarının teşhisinde kullanılan görüntüleme yöntemleri, solunum fonksiyon testleri, alerji testleri, bronkoskopi ve akciğer hastalıklarına ait belirtiler olarak nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük ve balgam, hışıltılı solunum, morarma(siyanoz) hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Danışma hattı aracılığıyla sorularınızı bize yöneltebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.
akcigerim.com


Göğüs ağrısı

Genel olarak ağrı subjektif bir rahatsızlık hissi olarak tanımlanabilir ve doku hasarının bir duyusal göstergesi olarak hissedilir. Ağrı duyusunun subjektif olması ağrının şiddetinin tanımlanmasını güçleştirmektedir çünkü ağrı eşiği kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Göğüs ağrısı da diğer tüm ağrılar gibi birçok önemli hastalığın birey tarafından hissedilen ilk göstergesi olarak ortaya çıkabilir ve bu nedenle önemle üzerinde durulması gerekir. Diğer ağrılarda olduğu gibi göğüs ağrısında da bazı özellikler hekimi belirli hastalıklara yönlendirebilir. Örneğin sol göğüste hissedilen ağrı sol kola ve çeneye yayılım gösteriyorsa ve özellikle efor sırasında ortaya çıkıp birkaç dakika istirahat sonrasında azalıyor veya kayboluyorsa ilk akla gelen koroner damar hastalığıdır. Benzer olarak ağrı nefes alıp vermekle artıyorsa ve hasta tarafından bir batma hissi gibi tarifleniyorsa burada akciğer zarının hastalıkları ayırıcı tanıda ön plana alınır ve tetkik sıralaması düşünülen hastalıklara göre yapılır.Bu nedenle göğüs ağrısı ile başvuran hastada ilk yapılması gereken şey hastadan çok detaylı bir anamnez almak olmalıdır.

Göğüs ağrısına neden olan hastalıklar

Akciğer ve akciğer zarı hastalıkları

+ Pnömoni, plörezi gibi enfeksiyon hastalıkları
+ Akciğer embolisi
+ Pnömotoraks (akciğerin sönmesi)
+ Akciğer veya akciğer zarının kanseri
+ Diğer organ kanserlerinin akciğere metastazları
+ Tüberküloz hastalığı
+ Akciğer damarının yüksek tansiyonu (pulmoner hipertansiyon)

Kalp hastalıkları

+ Koroner damar hastalığı (angina pectoris, myokard enfarktüsü)
+ Kalp kapak hastalıkları
+ Aort damarının anevrizması veya yırtılması
+ Kalp zarının hastalıkları (perikardit)

Mide barsak sisteminin hastalıkları

+ Reflü hastalığı
+ Safra kesesi hastalıkları
+ Pankreas hastalıkları
+ Ülser

Göğüs duvarının kas ve kemiklerinin hastalıkları

+ Kaburgaların eklem hastalıkları
+ Kaburga ve omurga kırıkları
+ Zona hastalığı
+ Omuz ve kola ait hastalıklar
+ Göğüs kaslarının hastalıkları

Psikiyatrik hastalarda ve panik atakta duyulan göğüs ağrısı


Pnömoni, plörezi gibi enfeksiyon hastalıklarında göğüs ağrısı ile birlikte genellikle yüksek ateş, öksürük, balgam çıkarma gibi belirtiler vardır. Ağrı çoğu kez diğer belirtilerle birlikte ani olarak başlar ve öksürük ya da derin nefes alma sırasında, batıcı karakterdedir ve göğüs duvarının yan kısmında duyulur. Enfeksiyon hastalığının tedavisi ile birlikte kısa sürede şiddeti azalarak kaybolur.

Akciğer embolisi nedeni ile ortaya çıkan göğüs ağrısı yine yan ağrısı şeklindedir ve genellikle ani başlar. Akciğer embolisinde göğüs ağrısı dışında, ateş, nefes darlığı, öksürük, kan tükürme belirtileri olabilir ve ortaya çıkan bu tablo genellikle hastayı acile başvurmaya zorlar.

Pnömotoraks(Akciğer sönmesi) bir travma ya da yaralanma sonucu olabildiği gibi birçok akciğer hastalığının komplikasyonu olarak da kendiliğinden oluşabilir. Bu durumda göğüs ağrısı yine ani başlar, özellikle yaşlı ve altta yatan ilerlemiş akciğer hastalığı olanlarda nefes darlığı ile birlikte seyrederek hastayı acile başvurmaya zorlar.

Akciğer veya akciğer zarının kanserlerinde ağrı sık rastlanılan semptomlardandır. Bu hastalarda ağrı ani değildir. Önceleri hafif olan ağrı zaman geçtikçe tümörün büyüyerek çevre dokuları tahrip etmesiyle şiddetini arttırır. Bu göğüs ağrısıyla birlikte tümöre ait, nefes darlığı, kan tükürme, öksürük, balgam, ses kısıklığı, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi birçok belirti de görülebilir.

Koroner damar hastalığında ağrı genellikle eforla birlikte (merdiven çıkma gibi faaliyetler sırasında) göğüste baskı hissi, sol kol ve parmaklara yayılan, hatta boyun ve çeneye kadar yayılabilen ağrı şeklinde kendini gösterir. Genellikle istirahat halinde azalarak kaybolan bu ağrı myokard enfarktüsü gibi çok daha ciddi koroner damar hastalığında şiddetli göğüs ağrısı şeklinde kendini gösterir ve bu ağrı istirahatle kaybolmaz, ani başlangıçlıdır. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ajitasyon, terleme gibi belirtilerin eşlik ettiği bu tabloda hasta derhal ambulansla acil servise başvurmalıdır.

Gastro-ösefagial reflü hastalığı ya da kısaca reflü hastalığında midenin asit içeriği yemek borusuna geri kaçmakta, bu da göğüste yanma veya göğüs ağrısına neden olmaktadır.